Kişisel Koruyucu Donanımlar (KKD), çalışanları iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı koruyan hayati ekipmanlardır. Ancak iş güvenliğinde öncelik her zaman toplu koruma ve teknik önlemler olmalı, KKD ise son aşamada devreye alınmalıdır. Doğru seçilmeyen veya kalitesiz KKD kullanımı, koruma sağlamak yerine çalışanlar için yeni riskler oluşturabilir. Bu nedenle işyerlerinde yapılan risk değerlendirmelerine uygun, CE belgeli ve standartlara uygun ekipmanların tercih edilmesi büyük önem taşır. İstatistikler, iş kazalarının büyük bir kısmının doğru KKD kullanımıyla önlenebileceğini göstermektedir. Göz, el, ayak ve baş yaralanmaları; basit ama doğru ekipman kullanımıyla ciddi ölçüde azaltılabilir. İşverenlerin sorumluluğu; uygun KKD’yi temin etmek, çalışanları bilgilendirmek ve kullanımını denetlemektir. Unutulmamalıdır ki iş güvenliği sadece bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur.
Yüksekte çalışmalarda yaşanan düşüş kazalarında asıl tehlike, düşüş anında vücuda aktarılan ani ve yüksek kuvvettir. Şok emicili lanyard, bu kuvveti kontrol altına alarak enerjiyi zamana yayar ve vücut üzerindeki yükü önemli ölçüde azaltır. Bu yazıda; düşüş kuvvetinin nasıl oluştuğunu, neden tehlikeli olduğunu, şok emicili lanyard’ın enerji emilimiyle bu riski nasıl yönettiğini ve doğru tasarım–doğru kullanımın neden hayati olduğunu teknik bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Ayrıca ankraj noktası, düşüş faktörü ve saha hatalarının güvenlik üzerindeki etkilerini de detaylandırıyoruz. Yüksekte çalışma güvenliğinde ekipman seçiminin ötesine geçerek, kuvvet yönetiminin neden kritik olduğunu öğrenmek için blog yazımızı inceleyin.
Maden işletmeleri, çalışma koşulları açısından en yüksek risk grubunda yer alan sektörlerden biridir. Özellikle yeraltı maden ocakları; dar alanlar, yetersiz ışık, toz, zararlı gazlar ve göçük riski gibi birçok tehlikeyi aynı anda barındırır. Bu zorlu ortamda çalışanların sağlığını ve hayatını korumanın en temel yolu ise kişisel koruyucu donanımların (KKD) doğru ve eksiksiz kullanımıdır.
Koruyucu giyecekler; çalışanları ısı, soğuk, nem, kimyasal, biyolojik, elektriksel, mekanik ve fiziksel tehlikelere karşı korumak amacıyla tasarlanmış kişisel koruyucu donanımlardır. Mühendislik ve idari önlemlerle önlenemeyen riskler karşısında, çalışanın yaptığı işe uygun koruyucu giyecek kullanması zorunludur.
Can yelekleri, boğulma riskine karşı kullanılan hayati öneme sahip Kişisel Koruyucu Donanımlar (KKD) arasında yer alır ve Kategori III kapsamında değerlendirilir. Piyasa gözetimi ve denetimi, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Özellikle deniz, kıyı, liman, balıkçılık, su yapıları ve kurtarma faaliyetlerinde doğru can yeleği seçimi kritik öneme sahiptir.
05.10.2013 tarihli ve 28786 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’ne göre, seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma riski olan tüm çalışmalar “yüksekte çalışma” olarak kabul edilir. Bu tür çalışmalarda yüksekten düşme, ölümlü ve ağır yaralanmalı iş kazalarının başlıca nedenidir. Toplu korunmanın sağlanamadığı veya yeterli olmadığı durumlarda, yüksekten düşmeye karşı kişisel koruyucu donanımlar (KKD) kullanılması zorunludur. Bu ürünler, KKD mevzuatına göre Kategori III (ölümcül risklere karşı koruma) sınıfındadır.
İnsan gözü; toz, gaz, kimyasal sıçrama, biyolojik ajanlar ve optik radyasyon (kaynak ışığı, lazer vb.) gibi etkenlere karşı çok hassastır. Uygun göz/yüz koruması kullanılmadığında görme yetisinde azalma hatta kalıcı görme kaybı riski oluşabilir. Bu nedenle göz ve yüz koruyucular, birçok sektörde “olmazsa olmaz” KKD’ler arasındadır.
Çalışma ortamında düşme, kayma, delinme, ezilme, sıcak yüzeyler, kimyasal temas ve elektrik gibi riskler; ayak ve bacak yaralanmalarına neden olabilir. Uygun özellikte ayakkabı kullanımıyla bu yaralanmaların büyük bölümü önlenebilir. SGK istatistiklerine göre (2014) ayak–bacak bölgesi darbeleri nedeniyle yaralananların oranı %26’dır. Bu da ayak koruyucuların seçim ve kullanımını kritik hale getirir.
nşaat, maden, metal, orman gibi dar alanda çoklu faaliyetin aynı anda yürütüldüğü iş kollarında; düşen cisimler, çarpma ve darbe riskleri nedeniyle baş yaralanması riski yüksektir. Bu yüzden, olası iş kazalarında baş yaralanmalarını önlemek veya etkisini azaltmak için baş koruyucu donanımların doğru seçilmesi ve doğru kullanılması kritik öneme sahiptir.
İşyerinde yapılan risk değerlendirmesi sonucunda el ve kol yaralanma potansiyeli; mühendislik kontrolleri, iş organizasyonu ve diğer önlemlerle tamamen ortadan kaldırılamıyorsa, çalışanların uygun el–kol koruyucu donanım (özellikle koruyucu eldiven ve kolluk) kullanması gerekir. El–kol bölgesindeki riskler; kimyasal/termal yanık, elektrik çarpması, aşınma, kesilme, delinme ve tehlikeli maddelerin deri yoluyla emilimi gibi birçok tehlikeyi kapsar.